Günümüzde Tarih Nasıl Yazılır? Tarih yazımı üzerine düşünceler...

Merhabalar arkadaşlar.

Uzun bir süredir üzerinde küçük küçük kafa yorduğum, aklıma geldikçe şaşırarak incelediğim bir konu hakkında biraz konuşmak istiyorum. Tarih yazımı.

Çok bilgisiz olduğum bir konu bunu baştan söylemek istiyorum. Sadece merak ettiklerimi dile getireceğim bu yazıda. Biraz da akıl yürüteceğim ama salt spekülatif olacak diyebilirim. Okumalarımı da buradaki düşüncelerime göre, merak ettiklerime göre şekillendireceğim.


Başlayalım...


Google araştırması yapmaya kalkınca Türkçe olarak "tarih nasıl yazılır?" diye sormak gerekiyor. Sorunca da ay yıl gün şeklinde tarihin yazımı, imlası falan çıkıyor karşınıza. Kuramsal olarak tarihin nasıl yazıldığını merak ediyoruz ama Türkçe olarak ulaşamıyoruz. "Tarih yazımı" şeklinde arayınca biraz daha artıyor içerik ama yine yetersiz. Halbuki "how history is written" diye arayınca bu konuyu merak etmiş insanların yazılarına, haberlere, akademik kaynaklara vs. çok fazla şeye ulaşılabiliyor lakin ingilicce...

Türkçe çok fazla şeye erişemeyince biraz da akademik içeriklerde aradım. Ama orada da tatmin olacağım şekilde, yazımın başlığına uygun bir içerik bulamadım. Hep tarih yazımının bir şeyle ilgisi üzerinde içerikler üretilmiş görünüyordu. Uzatmayayım ben de az önce söylediğim kararı alıp buraya düşüncelerimi nakşetmeyi uygun buldum. Belki detaylı bilgiye vakıf olduktan sonra bu yazı benim için bir karşılaştırma yazısı olabilir.


Tarih nedir?


Bu wikipedia'dan;

Tarih, geçmişte yaşamış insan ve insan topluluklarının bütün faaliyetlerini yer ve zaman göstererek, sebep-sonuç ilişkisi kurarak, belge ve bulgular ışığında inceleyen bilim dalıdır. Tarihi bilgi, geçmişteki olaylara ilişkin tüm bilgilerin, olayların vuku bulduğu dönemin şartları göz önüne alınarak, mümkün olduğunca nesnel bir şekilde sunulması ile oluşur. Tarih, yaşanan olayların bir daha yaşanabilmesi gibi bir olasılık olmadığından diğer bilimler gibi deney ve gözleme dayanamaz.

Tarih nasıl yazılır?

Aslında bu da değişik bir soru biliyor musunuz? Yani bakınca, tarih yazıcılığının da bir tarihi var. İç içe girmiş değişik bir nokta.

Geçmişi düşünelim. Mesela İslamiyetin doğuşu ya da Hıristiyan Ortaçağ'ı veya Anadolu'daki Beylikler dönemi. Geçmişteki herhangi bir insan topluluğunun faaliyetine ilişkin bir şeyler bilmek istiyoruz. 

Sizce nasıl oluyor? Bir yazıcı ya da yazıcılar topluluğu yaşanan her şeyi kaleme mi alıyor? Mesela bugün(şu şu tarih şu gün şurada) Ertuğrul Gazi evlendi. Bugün ordu savaşa başladı. Savaş 38 gün sürdü ve dün itibariyle şu koşullarda sona erdi. Şu anlaşma imzalandı. 


Kuşkusuz geçmişte böyle olmuştu ve günümüzde de böyle olmaya devam etmekte. Bunu söyleyerek neyi kastediyorum? 

Geçmişte buna benzer şekilde yaşanan siyasi olayları kayıt altına alan kişiler vardı. Bugün ne var? Yakın tarih için gazete haberleri, tv haberleri, röportajlar, kitaplar, filmler, şarkılar, tanıklar, gibi bir sürü kaynak mevcut. Bugün mesela bir dönem seçip, o dönem ile ilgili kaynakların(taraflı&tarafsız) tamamını inceleyerek, dönemde yaşananları yeniden aslına uygun şekilde inşa edip ortaya koyabiliyoruz.

Tarihte geriye doğru gidildikçe geçmişte yaşananları aslına tamamen uygun şekilde yeniden inşa etmek ise zorlaşıyor muhtemelen. Zira yazılı kaynak az, arşiv yok, tanık yok, peki ne var? Siyasi tarih için değil belki ama sosyal tarih için arkeolojik kanıtlar var. Mezarlar, köyler, ibadethaneler, nesneler, silahlar, çizimler var. Bunlar sosyal tarih için önemli kanıtlar. 

Günümüzde şu var ki, birileri eline diviti hokkayı alıp, bugün böyle oldu şu gün şöyle oldu diye yazmıyor. Artık tarihe ait o kadar fazla kanıt birikiyor ki, mecburen adına Tarihçi denen zümre, konu, dönem, kişi, olay, durum vs. seçerek tekil şekilde çalışma yaparak tarihi inşa etmeye çalışıyor. Yani tarih artık kanıtları inceleyen, derleyen, karşılaştıran ve bir sonuca varan küçük küçük eserlerin tekrar gözden geçirilip, dayanak olarak kabul edilip, daha büyük dilimlerin oluşturulması şeklinde meydana getirilen bir yapı haline gelmiş durumda. (şahsi düşüncemdir. Okumalarım sonucu bu konu üzerinde düzeltme yapma ihtimalim olur diye düşünüyorum.)

Tarih, neredeyse 20'ye yakın bilimden faydalanıyor. Bir şeyleri kanıtlamak, doğru şekilde tanımlamak, doğru yere yerleştirmek için 20'ye yakın bilim. Yani bu ne demek? İnsan olarak yaşamımız ve yaşadıklarımız 20'ye yakın bilime konu oluyor demek. Bunun farkında mıyız?

Koyduğumuz isimler, bastırdığımız paralar, yaşayış biçimlerimiz, giyimimiz, dilimiz, düşüncelerimiz, inançlarımız, madalyalarımız, yazı biçimimiz, diğer devletlerle olan ilişkilerimiz, yer ve bölgelere verdiğimiz isimler. Tüm bunlar aracılığıyla tarihe kanıt sağlıyor, tarihin farkında olmadan doğru şekilde yazılabilmesine aracı oluyoruz.

Kısacası...

Tarih artık yukarıda da belirttiğim gibi, sarayın içinde bir grup tarafından olan bitenin satır satır (çoğu zaman da taraflı) yazıldığı gibi yazılmıyor. Ha taraflı tarih yazımını bıraktığımızı mi iddia ediyorum? Hayır. O kadar delile, o kadar belgeye rağmen hala taraflı tarih yazımı tüm hızıyla sürdüğü gibi taraflı tarih yazıcıları da o kadar belge ve kanıta rağmen bu taraflı tarihe inanan büyük bir kitleyi de elinde tutmayı sürdürüyor.

Tarih ne olduğu ve bunun nasıl olduğunu ortaya koyuyor. Buna sebepler sonuçlar, yerler, zamanlar, mekanlar ve kanıtlar dahil. Ama NEDEN olduğunu somut gerekçeler ortaya koyarak ifade etse de bu her zaman aradığımız sorunun yanıtı olmuyor. Çünkü işin içine insan kurnazlığı da giriyor.

Biliyoruz ki bazı olaylar çok güzel kurgulanıyor. Yani ortaya görünürde bir sebep bırakılıyor. Ama işin ardında belki dönem yöneticisini harekete geçiren başka bir ihtiras var. Bunu kanıtlama şansımız var mı? Mesela görünürdeki gerekçe çok mantıklı ya da çok salakça olsun. Neyi değiştirir? Asıl gerekçeyi öğrenme şansımızın hiçbir zaman olmayacağı durumlar da vardır muhakkak tarihte.

Muhtemelen burada da biraz sosyal psikoloji gibi bilimler devreye girerek dönem yöneticisini etkilemiş olabilecek olasılıklar üzerinde konuşulabilir. Konu da böylece muallakta kalarak, etrafına destekçi toplayabilir. Yani aslında taraflı tarih yazımına kapı aralayan durumlar ortaya böyle çıkıyor demekki.

Sonuç...

Günümüzde tarihin nasıl yazılıyor olabileceğine dair biraz akıl yürütme çabası içerisine girdim. Ne kadar başarılı olduğum tartışılır. Zaten asıl amacım, bu konuda yapacağım okumalardan sonra düşüncelerimin ve bilgilerimin nasıl değiştiğini görebilmek için bir dayanak noktası oluşturmaktı. Umarım başarılı olmuşumdur.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Esen kalın.




Yorumlar

Popüler Yayınlar